Hamilelik sırasında normalde olması gereken diş bakımına biraz daha hassasiyet gösterilirse bir problemle karşılaşılmaz. Hamilelik sırasında bebeğin kalsiyum ihtiyacını annenin dişlerinden karşıladığı inancı tamamen yanlıştır. Eğer gıdalarla yeterli kalsiyum alınamazsa bebeğin gelişimi için gerekli olan miktar, annenin kemiklerinden karşılanır. Dişlerden kalsiyum çözünmesi mümkün değildir.

Hamilelik, dişleri olumsuz yönde etkilemez ancak kötü ve bakımsız dişler hamileliği etkiler. Şöyle ki; yapılan araştırmalar diş ve dişeti hastalıklarının erken doğum ve düşük ağırlıklı bebek riskini 3-4 kat artırdığını göstermektedir. Bu nedenle hamileler, ağız bakımlarına ve beslenmelerine dikkat etmelidir.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Hamilelik sırasında ağız sağlığında bazı değişikliklerin olacağı bir gerçektir. En önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormon düzeylerindeki artıştır. Bu artış, dişler üzerinde plak birikimine sebep olur ve eğer plak uzaklaştırılmazsa dişeti iltihabı (gingivitis) görülür. Bu duruma ‘hamilelik gingivitisi’ adı verilir.

Hamilelik gingivitisi genellikle, hamileliğin 2. ayında başlayıp, 8. ayında en üst seviyeye çıkar. Ancak daha çok 2. üç aylık dönemde hamile kadınların çoğunluğunu farklı şiddette etkiler. Dişeti kırmızı, hacim olarak artmış, hassas ve kanamalıdır. Eğer gingivitis zaten mevcutsa hamilelik sırasında şiddeti artabilir ve tedavi edilmezse periodontitise ilerleyebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda ‘hamilelik tümörü’ geliştirme riski de vardır. Bunlar dişeti büyümelerinin irritasyonu sonucu oluşan iltihabi lezyonlardır. Genellikle kendi haline bırakılmakla beraber, hastaya rahatsızlık veriyorsa veya çiğneme, fırçalama ve diğer ağız bakımı işlemlerini engelliyorsa dişhekimi tarafından alınmalıdır.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

• Dişeti iltihabı dişlerin etkin olarak bakımı ve temizlenmesi ile önlenebilir. Her gün en az iki kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır.

• Her gün tüm dişlerde diş ipliği ile temizlik işlemi yapılmalıdır.

• Dişhekiminin önerisi olmadığı sürece ağız gargarası kullanılmamalıdır.

• Dengeli beslenme ile birlikte C ve B12 vitamin destekleri de ağız sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir.

• Dişhekimine daha sıklıkla gidilmesi, etkin plak kontrolünü sağlayarak gingivitis gelişimini önler. Plak kontrolünün sağlanması aynı zamanda dişeti irritasyonunu ve hamilelik tümörlerinin oluşma riskini azaltır.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Hamilelik planlanıyorsa veya hamile olunduğundan şüpheleniliyorsa dişhekimi ziyaret edilmelidir. İlk 3 aylık dönemde temizlik yapılması uygundur. Dişhekimi hamileliğin kalan dönemi için bir tedavi takvimi hazırlayacaktır. İkinci 3 ayda da ağız dokularında meydana gelen değişikliklerin ve ağız bakımının etkinliğinin değerlendirilmesi ile birlikte tekrar temizlik önerilebilir. Duruma göre üçüncü 3 aylık dönemde tekrar randevu verilebilir fakat tüm bu seanslar mümkün olduğunca kısa süreli olmalıdır.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Hamileliğin ilk ve son üç ayında dental tedavi tavsiye edilmemektedir. Gerekli görülen müdahale ikinci üç ay süresince yapılmalıdır. İlk üç ayda bebeğin organ gelişimi sürmekte olduğundan; son üç ayda ise gerekli tedavi pozisyonları anneyi rahatsız edebileceğinden tedavi yapılmamaktadır. Herhangi bir diş tedavisi için en uygun zaman 4. ve 6. aylar arasıdır. Şiddetli ağrının eşlik ettiği acil durumlarda tedavi hamileliğin herhangi bir döneminde yapılabilir. Anestezi ve ilaç verilmesini gerektiren durumlarda jinekolog ile irtibat kurulmalıdır. Ertelenebilecek işlemler doğumdan sonraya bırakılmalıdır.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Bu dönemde dental problemlere bağlı şikayetlerin geçici olarak çözümlenmesi filmsiz de olabilir, asıl tedavi doğumdan sonraya bırakılabilir. Dental tedavinin aşamalarının (kanal tedavisi vb.) takibi için film çekilmesi uygun değildir. Gerektiğinde başarısız tedaviler doğum sonrası tekrarlanmalıdır.

Annenin genel sağlığının söz konusu olduğu önemli tablolarda yaklaşım farklı olabilir. Tanı için filmin kaçınılmaz olduğu durumlarda; her ne kadar dişhekimliğinde çekilen röntgenlerde verilen radyasyon miktarı çok az ve karın bölgesine çok yakın değilse de, gelişmekte olan bebeğin ışın almasını önlemek için mutlaka kurşun önlük kullanılması gerekir.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Daha önce de belirtildiği gibi ‘hamilelik döneminde annenin dişlerinden kalsiyum çekildiği ve bu nedenle her bebeğin anneye bir diş kaybettireceği’ inancı kesinlikle doğru değildir.
Hamilelik döneminde vücuttaki dengenin bozulması, dişlerin çabuk çürümesine uygun bir ortam yaratır. Bu dönemde dişlerin daha çabuk çürümelerinin nedenleri şunlardır;

• Bebek beslenen dönemde tatlıya, abur cubura aşırı istek belirir ve bunlar yendikten sonra diş fırçalama ihmal edilir

• İlk aylarda görülen kusmalardan sonra, anne, ağız bakımına yeterince özen göstermeyebilir.

• Gebelik hormonlarının (östojen, progesteron) etkisi ile dişetleri daha çabuk kanayan anne, dişlerini fırçalamaktan kaçınabilir.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Anne karnında ağız boşluğuna ait oluşum belirtileri 3. haftada görülmesine rağmen, dişlerin gelişimine ait ilk belirtiler 6. haftaya rastlamaktadır. 7.haftadan itibaren dişlerin tomurcukları hafta hafta belirmeye başlar.

Hamilelik döneminde anne hem kendi sağlığı için hem de bebeğinin diş gelişimi için dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Diş sağlığı için protein, A vitamini (et, süt, yumurta, sarı sebze ve meyveler), C vitamini (narenciye, domates, çilek), D vitamini (et, süt, yumurta, balık) ve kalsiyum (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler)’dan zengin gıdaların yeterince alınması gerekir.

Ayrıca bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Kullanılan ilaçlar bebeğin diş sağlığının yanı sıra genel vücut gelişimini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bebeğin diş sağlığı konusunda bilgili olmak, çocuğunuzun ömür boyu sağlıklı dişlere sahip olmasında ilk basamaktır.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Hamilelik döneminde bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılması gerektiğini belirtmiştik. Zaten hamilelikte kullanılan her türlü ilacın anne adayını takip eden doktorun kontrolünde kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Bu dönemde antibiyotik kullanılması gerekiyorsa ‘tetrasiklinler’ kullanılmamalıdır. Bu grup antibiyotikler ‘tetrasiklin renklenmesi’ denilen geri dönüşümü olmayan renk değişimlerine neden olurlar. Her antibiyotiğin bebeğin dişlerinde lekelenmelere neden olduğu kanısı yanlıştır. Bunun dışındaki antibiyotiklerin, penisilin ve türevlerinin renklenme yaptığına dair bilimsel bir veri yoktur.

https://plus.google.com/+ADCAlfaDental 5

Biz Sizi Arayalım

Lütfen Resimde Gördügünüz Rakamı Giriniz